Sarı Nokta Hastalığı – Netgöz Cerrahi Tıp Merkezi
Caher Dudayev Bulvarı No:67 Yalı Mahallesi, Karşıyaka, İzmir

Sarı Nokta Hastalığı

Sarı Nokta Hastalığı

Dünya Sağlık Örgütü Yaşa bağlı makula dejenerasyonu hastalığını şuşekilde tanımlamakta; “Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (Sarı Nokta Hastalığı), genellikle 65 yaş üstü kişileri etkileyen bir durumdur ve kişinin merkezi görüş alanının kaybına neden olur. Maküler (veya merkezi) retinada dejeneratif lezyonlar geliştirdiğinde ortaya çıkar. Makula bölgesine kan akışının azalmasıyla birlikte dolaşım yetmezliğinin de rol oynadığı düşünülmektedir. Sarı Nokta Hastalığı’nin çeşitli biçimleri vardır”

Kısa bir tanım yapmak gerekirse gözün arka kısmında bulunan retina tabakasının bozulması durumudur. Sarı Nokta Hastalığı, proteinlerin sarı birikintileri olan “drusen” adı verilen bileşiklerin varlığı ile bulgu verir. Drusen esas olarak retinanın altındaki katmanlarda bulunur ancak optik sinirde de oluşabilir. Drusen; Retina pigment epiteli altında ekstraselüler madde birikimleridir.

KLİNİK TANIMLAMA

İki tür Sarı Nokta Hastalığı vardır; Kuru Tip ve Islak Tip (veya neovasküler). Her ikisi de bulanık görme, ışık hassasiyeti, zayıf gece görüşü ve merkezi görme kaybı gibi semptomlara yol açar. Fark, Islak Tip Sarı Nokta Hastalığı’nın gözün vitreusuna (sıvısına) daha şiddetli atrofi ile sızan damarların varlığını içermesidir. Genellikle, Kuru Tip Sarı Nokta Hastalığı retina sağlığı önemli ölçüde kötüleşene kadar ortaya çıkmamaktadır. Düzenli göz muayeneleri ile Kuru Tip Sarı Nokta Hastalığı erken evrelerde teşhis edilebilir. İstatistiksel olarak, Kuru Tip Sarı Nokta Hastalığı olan hastaların sadece %10-15’i Islak Tip Sarı Nokta Hastalığına evrilecektir.
Valeda sarı hastalığı nokta lazer ışık tedavisi

Sarı Nokta Hastalığı sadece doğal yaşlanmadan kaynaklanmaz; etkili faktörler arasında uzun süreler güneş ışığına maruz kalma, genetik kalıtım, ırk ve hatta daha açık renkli gözlerin daha yüksek risk altında olduğu bilinmektedir. Daha yakın tarihli çalışmalar, çevresel ve yaşam tarzı faktörlerinin Sarı Nokta Hastalığı geliştirme olasılığını etkileyebileceğini göstermiştir. Ultraviyole Işınları, araç kirliliğine yüksek düzeyde maruz kalma, sigara, anormal derecede yüksek kolesterol düzeyleri ve arteriyel hipertansiyonun da Sarı Nokta Hastalığı gelişimini etkilediği düşünülmektedir.

VALEDA™ FOTOBİYOMODÜLASYON

Bugüne kadar, Kuru Tip Sarı Nokta Hastalığı için tedavi seçenekleri, diyet takviyeleri ve yaşam tarzı müdahaleleriyle sınırlıydı. Bununla birlikte, Kuru Tip Sarı Nokta Hastalığı için yeni ve onaylanmış tek tedavi, güvenli, non-invaziv ve ağrısız bir terapi olan – Valeda™ Işık Tedavisi (Fotobiyomodülasyon). LumiThera tarafından geliştirilen Valeda™ Işık İletim Sistemi (LDS), Kuru Tip Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu için doğrudan bir tedavi sağlar.
NASIL ÇALIŞIR?

Fotobiyomodülasyon tedavisi veya halk arasında bilindiği gibi soğuk lazer tedavisi, Sarı Nokta Hastalığından etkilenen retina tabakasında hücresel düzeyde gençleşme sağlamak için kırmızı, sarı ve yakın kızıl ötesi ışığın dalga boylarını kullanır. Hücrelerimizin içinde binlerce mitokondriler bulunur, bu organeller vücudumuzun her işlemde kullandığı kimyasal enerji bileşeni ATP’nin üretilmesinden sorumludur.

Bu ışık dalga boyları, bu kimyasal enerjinin üretiminde sınırlayıcı bir faktörü ortadan kaldırarak vücudumuzdaki ATP miktarını geçici olarak arttırmaktadır. Uygulanan tedavi bu enerji üretim süreçlerini hızlandırır. Ayrıca, mitokondrinin, anti-enflamasyon, ağrı seyreltme ile ilişkili hücresel aktiviteyi ve nörolojik iletimi güçlendirdiği düşünülmektedir.

Valeda™ Light, hücre metabolizmasını iyileştiren ve oksidatif bozulmayı engelleyen 590 nm, 660 nm ve 850 nm’lik üç dalga boyunda LED diyot uygulamasından oluşan fotobiyomodülasyon (PBM) kullanan bir tedavi yöntemidir. Kuru tip maküler dejenerasyon tedavisi için AB onaylı ilk tedavidir.

Bu tedavi sayesinde kuru tip sarı nokta hastalığı için şu sonuçlar elde edilebilmektedir:
– Görme keskinliğinde gelişme.
– Kontrast duyarlılığında gelişme.
– Drusenlerin hacminde azalma.
– Mikroperi etkinliğinin iyileştirilmesi.
– Yaşam kalitesini arttırma.

Amaç: Makula Dejenerasyonunda (Sarı Nokta Hastalığı) görme fonksiyonunu iyileştirmek Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (Sarı Nokta Hastalığı), gelişmiş ülkelerde 55 yaş üstü kişilerde görme kaybının önde gelen nedenidir. Maküler Fotobiyomodülasyon (MPB), maküler drusen ve Kuru Tip Sarı Nokta Hastalığı’den muzdarip hastalarda görsel işlevi iyileştirmeyi amaçlar.

Valeda™ Işık tedavisi, Fotobiyomodülasyon (PBM) kullanan Kuru Tip Makula Dejenerasyonu için Avrupa Birliği onaylı ilk tedavidir. Şu anda kliniğimizde maküler druzeni azaltmak (vakaların% 70’inde) ve Kuru Tip Sarı Nokta Hastalığından muzdarip hastalarda görme işlevini iyileştirmek için uygulanmaktadır.

Bu tedavi sayesinde subretinal (Retina Altı) drusen sayısı ve boyutu küçülmüştür (vakaların %70’inde). Ayrıca hastaların görme keskinliğinde (nesnelerin ayrıntılarını görme), görsel kontrast duyarlılığında (özellikle düşük ışık koşullarında şekil ve arka plan arasında ayrım yapma yeteneği) iyileşmeler gözlemlenmiştir. Bu ilerlemeler, Fotobiyomodülasyon tekniğinin (PBM) yaklaşık 15 yıllık evriminde rapor edilmiş herhangi bir komplikasyon veya yan etki olmaksızın uluslararası tıp literatüründe (Lightsite I ve II, TORPA I ve II) yayınlanmıştır.

ERKEN VE ORTA EVRE SARI NOKTA HASTALIĞI HAKKINDA YANLIŞ BİLİNENLER
1. “YAŞA BAĞLI MAKULA DEJENERASYONUNDA MAKULA DRUSENİNİ AZALTMAK İÇİN ETKİLİ BİR TEDAVİ YOKTUR”. CEVAP: YANLIŞ.

Retinanın Fotobiyomodülasyonu (PBM) tedavileri ile başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Bu tedavinin maküla drusenini azalttığı, görme keskinliğini, kontrast duyarlılığını ve mikroperimetriyi iyileştirdiği farklı çalışmalarda gözlemlenmiştir. Tedavi edilen yüzlerce vakada herhangi bir komplikasyon bildirilmediği, güvenli ve etkili olduğu gözlemlenmiştir.

Valeda™ Işık İletim Sistemi, fotobiyomodülasyon (PBM) kullanan Kuru Tip Yaşa Bağlı makula dejenerasyonu (Sarı Nokta Hastalığı) için AB onaylı ilk tedavidir. Mitokondriler, hücrenin yakıtı olan ATP’nin sentezlenebilmesi için bir “güç merkezi” gibi davranan hücre organelleridir; makula fotobiyomodülasyonu (PBM), hücre metabolizmasının Sarı Nokta Hastalığı hastalarında yapısı bozulan ve işlevsizleşen bu kısmını uyarır ve geliştirir.

Valeda sarı hastalığı nokta lazer ışık tedavisi
2. “MAKÜLER DRUSEN AZALMASINI GELİŞMİŞ SARI NOKTA HASTALIĞI’YE BAĞLAYAN HİÇBİR KANIT YOKTUR”. CEVAP: YANLIŞ.

Fotobiyomodülasyondan (PBM) sonra, Sarı Nokta Hastalığı gibi dejeneratif süreçlerde bir yavaşlama ile maküler drusenlerin azalmasını (hacim ve sayısı) doğrudan ilişkilendirmek için yeterli bilimsel kanıt olmadığı doğru değildir. Uluslararası bilim camiası Fotobiyomodülasyon tedavisinin önemi ve etkinliği konusunda hemfikirdir. ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü araştırması (ARESD 2), retina pigment epitelinde (AREDS Çalışmasında 2. Derece Sarı Nokta Hastalığı riski) makula drusen ve/veya pigment değişiklikleri ile orta dereceli Sarı Nokta Hastalığı tanısı alan beş kişiden birinin ileri seviye Sarı Nokta Hastalığı aşamasına geçeceğini göstermektedir. Takip eden beş yıl içinde.

Sarı Nokta Hastalığı gelişen hastalarda Fotobiyomodülasyonun (PBM) etkinliği ve güvenliği araştırıldı. Çalışmalarda hiçbir durumda istenmeyen yan etki bildirmedi ve tedavinin drusen hacmini azaltyığı (vakaların %70’i) ve görsel işlevi iyileştirdiği bildirildi. TORPA I & II) görme keskinliğinde iyileşme gözlemlendi.

3. SARI NOKTA HASTALIĞI RETİNANIN HANGİ KISMINDA HASARA NEDEN OLUR. GÖRMENİN MERKEZİ KISMI OLAN MAKULA.

Hastalık dış retinada, retina pigment epiteli (RPE) ve koryokapiller Bruch membran bölgelerini etkiler. RPE retinada birkaç önemli işlevi yerine getirir: dış retina bariyeri, retinanın oksidatif strese karşı korunması, nörosensoriyel retinaya besin sağlanması, atık ürünlerin ortadan kaldırılması, fotoreseptörlerin dış segmentlerinin fagositoz, büyüme faktörlerinin sentezi ve salınımı, vb. Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (Sarı Nokta Hastalığı), gelişmiş ülkelerde kalıcı körlüğün önde gelen nedenlerindendir. Okuma, bilgisayar kullanımı, cep telefonu kullanımı, araba kullanma gibi günlük yaşamın birçok aktivitesini etkiler ve ileri vakalarda görsel kalitede önemli bir düşüşe neden olur. Şu anda, Sarı Nokta Hastalığı’nin karmaşıklığına rağmen, hastalığın inflamasyon ve oksidatif stres ile ilişkili olduğunu biliyoruz.
4. “IŞIK TEDAVİSİ İLE UYGULANAN KIZILÖTESİ RADYASYON GÖRÜŞÜMÜ BOZABİLİR”. CEVAP: YANLIŞ.

Gördüğümüz tüm ışıklar aynı özelliklere sahip değildir. Görünür radyasyon, belirli bir büyüklükteki farklı elektromanyetik dalgalardan oluşur. Tedavinin biyolojik etkisi, yakın kızılötesi radyasyon (590-850 nm) ile üretilir. Fotobiyomodülasyon (PBM), oksidatif stresi kontrol etmek ve iltihabı azaltmak için uygulanmaktadır.

Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunun erken ve orta evrelerinden mustarip olan kişiler, klinik çalışmalarda gösterildiği gibi görme keskinliklerini ve kontrast duyarlılıklarını geliştirerek ve drusen boyutunu azaltarak Fotobiyomodülasyon (PBM) tedavisinden yararlanabilirler. Makula Fotobiyomodülasyonu (PBM), ROS’un (reaktif oksijen türleri) nötralizasyonunu, hücrenin hayatta kalmasını teşvik etmeyi ve inflamatuar yanıtı inhibe etmeyi içermekte. Başarılı Makula Fotobiyomodülasyonunun Anahtarları

YÜKSEK HASSASİYET TANI

Valeda™ Light Lumithera Fotobiyomodülasyon (PBM) ile erken ve orta dereceli Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (Sarı Nokta Hastalığı) tedavisi, bildirilen herhangi bir kalıcı körlük veya yan etki olmaksızın güvenlik ve etkinlik kriterlerine dayanmaktadır. Metabolizmayı iyileştirmek, oksidatif stresi kontrol etmek ve retinal iltihabı azaltmak için hücresel mitokondri düzeyinde etki eder. Mitokondriler, uygulanan radyasyonun bileşimine ve yoğunluğuna bağlı olarak uyarılabilen, enerjinin sentezlendiği hücresel organellerdir.
LUMITHERA VALEDA™ İLE TEDAVİ

Valeda™ Light Lumithera Fotobiyomodülasyon (PBM) tedavisi, cerrahi bir müdahale olmadığı için, ameliyat öncesi ya da sonrası herhangi bir hazırlık veya can sıkıcı bir işlem gerektirmez. Hasta her seans öncesi ve sonrası olmak üzere her zaman normal bir yaşam sürdürebilmektedir. Her hastada farklı parametreler söz konusu olmasına rağmen genellikle Yıllık tedavi, her göz için günde 4 dakika olmak üzere, arka arkaya üç hafta boyunca üç haftalık seanslardan oluşan iki döngüden oluşur. Her iki döngü de 6 ay ile ayrılır. İlk döngünün bitiminden bir ay sonra tam bir görsel fonksiyon kontrolü yapılır.
HEDEF: VİZYONU İYİLEŞTİRMEK

Yakın kızılötesi LED radyasyon kaynakları kullanan maküler fotobiyomodülasyon tedavisinin nihai amacı, erken ve orta evre Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonundan muzdarip hastalarda görsel işlevi iyileştirmektir.
TEDAVİDEN KİMLER YARARLANABİLİR?

Tedaviye uygun hastalar ERKEN ve ORTA evre Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu Valeda™ fotobiyomodülasyon ışık tedavisine tabi tutulacaktır. Bazı durumlarda, NEOVASCULAR Sarı Nokta Hastalığı’den mustarip hastalara anti-anjiyojenik enjeksiyonlara başvurularak uygulanabilir. Şu anda fotobiyomodülasyon tekniğinin farklı hastalıkların tedavisinde kullanılabilmesi için araştırmalar devam etsmektedir. Fotobiyomodülasyon tekniğinin kullanıldığı Valeda™, Kuru Tip Sarı Nokta Hastalığı tedavisi için tasarlanmış ilk cihazdır. Hasta, tedavi öncesi ve sonrası her zaman normal bir yaşam sürdürebilecektir. Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (Sarı Nokta Hastalığı), Fotobiyomodülasyon Lumithera Valeda™ ile Tedavi Aşamaları
1. AŞAMA: TEŞHİS

Netgöz Cerrahi Tıp Merkezi’nde retina tanısı için testler yapılacaktır: OCT, anjiyo OKT, otofloresan, mikroperimetri vb. Muayene sonuçlarını değerlendirdikten sonra doktorunuz ve ekibi size en uygun tedaviyi sunacaktır. Hasta, Lumithera Valeda™ ile maküler fotobiyomodülasyon ile tedaviye dahil edilme kriterlerini karşılıyorsa, ilk tedavi döngüsünün seansları birbirini izleyen üç hafta için planlanacaktır. Lumithera Valeda™ Fotobiyomodülasyon, Sarı Nokta Hastalığı’de AB onaylı tek maküler fotobiyomodülasyon (PBM) tedavisidir.
2. AŞAMA: TEDAVİ

Yıllık tedavi 6 ay ara ile iki kür halinde uygulanır. İlk döngü 9 ardışık seanstan oluşur: arka arkaya 3 gün, arka arkaya üç hafta, göz başına 4 dakika. Fotobiyomodülasyonun ilk döngüsünden bir ay sonra doktorunuz ile bir takip randevunuz olacak; altı ay sonra bir kontrole ve ikinci maküler Fotobiyomodülasyon tedavisine gideceksiniz. Hasta normal hayatına devam edebilecek ve olağan aktivitelerini herhangi bir rahatsızlık veya büyük komplikasyon olmadan gerçekleştirebilecektir. Hiçbir çalışmada yan etki bildirilmemiştir.
3. AŞAMA: TAKİP

Bir ay sonra, ilk biyofotomodülasyon döngüsünün etkilerini değerlendirmek ve vakanın gelişimini incelemek için bir izleme incelemesi yapılacaktır. Bu derlemede makula OKT, anjiyo-oCT, görme keskinliği, kontrast duyarlılık, mikroperimetri ve görüntüleme testleri (retinografi ve otofloresan) yapacağız. Altı ay sonra hasta başka bir kontrole ve ikinci tedavi döngüsüne gidecektir. Aynı şekilde, ikinci döngü 9 ardışık tedavi seansından, arka arkaya 3 gün, arka arkaya üç hafta, göz başına 4 dakika ve ardından tam revizyondan oluşur.
– KİMLER VALEDA™ İLE TEDAVİ İÇİN UYGUNDUR?

Valeda™ kullanımı, erken ve orta evrelerde Kuru Tip Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunun (Sarı Nokta Hastalığı) tedavisi için endikedir. Tedavi gören hastaların, doktorlarımız tarafından doğrulanmış hastalık teşhisine sahip olması ve tedaviye uygunluk şartlarına uygun olması gerekir.
– VALEDA™ TEDAVİSİ KİMLER İÇİN UYGUN DEĞİLDİR?

Işığa maruz kalmaya karşı bilinen reaksiyonları olan veya epilepsi, migren vb. gibi yogun ışık ile aktive olan merkezi sinir sistemi hastalıkları olan hastalar Valeda™ ile tedavi edilmemelidir.
– VALEDA™ İLE TEDAVİ SÜRECİ NASIL İLERLER?

Gözlük veya kontakt lens kullanıyorsanız, tedaviye başlamadan önce çıkarılacaktır. Tedavi görmek için göz bebeklerinizin büyütülmesi gerekmez. Tedavi süresincce Valeda™ Işık Dağıtım Sisteminin önünde rahatça oturacaksınız. Her iki gözün tedavisi 10 dakikadan az, her göz için yaklaşık 5 dakika kadar sürecektir. Klinik deneyler, 3 hafta boyunca haftada 3 kez uygulanan bir tedaviden sonra görme fonksiyonunda (görme keskinliği, kontrast duyarlılığı ve mikroperimetri) faydalar göstermiştir.
– VALEDA™ İLE TEDAVİNİN KLİNİK FAYDALARI NELERDİR?

Valeda™ ile tedavi görme keskinliği, kontrast duyarlılığı ve mikroperimetri dahil olmak üzere genel görme fonksiyonunu iyileştirir. Daha sonraki retinogramlar ve OCT’ler ile görüntülemelerde drusen hacminde iyileşme ve azalma görüntülenir.
– VALEDA™ İLE TEDAVİNİN OLASI YAN ETKİLERİ NELERDİR?

Fotobiyomodülasyon, 850 nm, 660 nm ve 590 nm olmak üzere üç dalga boyunda ışık radyasyon uygulamasına dayalı, metabolik aktiviteyi uyaran ve inflamasyonu ve hücre ölümünü engelleyen bir tedavidir. Fotobiyomodülasyon, pozitif bir güvenlik profili ile onlarca yıldır çeşitli hastalıklarda kullanılmaktadır. Kuru Tip Sarı Nokta Hastalığı ve Valeda™ hastaları üzerinde yapılan klinik çalışmalarda, Fotobiyomodülasyon tedavisinin güvenli ve yan etkisi olmayan bir tedavi olduğu bildirilmiştir.
– VALEDA™ İLE TEDAVİ SIRASINDA VE SONRASINDA NELER BEKLEYEBİLİRİM?

Tedavinin sürdüğü dakikalarda, yoğun radyasyon foto-stres üretebilir. Tedaviden sonra iyileşme birkaç dakika sürebilir, ancak sonrasında normal bir yaşam sürdürebileceksiniz.

This site is registered on wpml.org as a development site. Switch to a production site key to remove this banner.