Yazar Op. Dr. Filiz Akyol Tarafından Oluşturuldu.
Blog - Kataraktı Olmayan Bireyler Göz İçi Lens Taktırabilir Mi? 12 Ocak 2026

Kataraktı Olmayan Bireyler Göz İçi Lens Taktırabilir Mi?

1. Kataraktı Olmayan Bireyler Göz İçi Lens Taktırabilir Mi? Göz İçi Lens Hangi Amaçlarla Uygulanır?

Göz İçi Lens Uygulamaları ve Tanımları
Göz içi lens uygulamaları uzun yıllar boyunca yalnızca katarakt tedavisiyle ilişkilendirilmiş olsa da, günümüzde kataraktı bulunmayan bireylerde de belirli endikasyonlar doğrultusunda uygulanabilmektedir. Bu tür uygulamalar tıbbi literatürde genellikle “refraktif lens değişimi” veya “kataraktsız lens cerrahisi” olarak tanımlanır. Temel hedef, mevcut kırma kusurlarının kalıcı olarak düzeltilmesi ve yaşa bağlı görme değişimlerinin yönetilmesidir.
Tanımlama 1: Kataraktı olmayan bireylerde göz içi lens ameliyatı; yüksek dereceli miyopi, hipermetropi veya astigmatı bulunan ve korneal lazer girişimlerine uygun olmayan hastalarda değerlendirilir.
Tanımlama 2: Ayrıca presbiyopi nedeniyle yakın ve orta mesafede görme fonksiyonlarında belirgin azalma yaşayan bireylerde de gündeme gelebilir. Bu cerrahi yaklaşımda gözün doğal merceği çıkarılır ve yerine hastanın görsel ihtiyaçlarına uygun bir yapay mercek yerleştirilir.

Burada önemli olan nokta, doğal merceğin henüz saydam ve işlevsel olduğu bir dönemde çıkarılmasıdır. Bu nedenle işlem geri dönüşü olmayan bir cerrahidir ve karar süreci son derece dikkatli yürütülmelidir. Uygulama, kozmetik veya konfor odaklı bir müdahale olarak değil; fonksiyonel bir tıbbi girişim olarak ele alınmalıdır. Hasta seçimi, ayrıntılı ön muayene ve beklentilerin gerçekçi şekilde değerlendirilmesi bu sürecin temelini oluşturur.

2. Kırma Kusurlarında (Miyop, Hipermetrop, Astigmat) Göz İçi Lens Seçeneği

Kırma Kusurları ve Alternatif Yöntemler
Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurları, gözün optik sisteminin görüntüyü retina üzerine doğru şekilde odaklayamaması sonucu ortaya çıkar. Çoğu birey bu durumları gözlük veya kontakt lens ile tolere edebilse de, bazı hastalarda bu yöntemler yetersiz kalabilir veya uzun vadede tercih edilmeyebilir. Özellikle yüksek numaralı kırma kusurlarında, lazer tabanlı cerrahiler her zaman uygun bir seçenek olmayabilir.
Tanımlama 1: Kataraktı olmayan bireylerde göz içi lens uygulamaları, bu noktada alternatif bir tedavi yaklaşımı olarak değerlendirilir.
Tanımlama 2: Yüksek miyopide kornea dokusunun lazer için yeterli kalınlıkta olmaması, hipermetropide lazer sonrası görsel stabilitenin sınırlı kalabilmesi veya yüksek astigmat değerlerinde öngörülebilirliğin azalması gibi durumlarda göz içi lensler ön plana çıkar.
Tanımlama 3: Bu hastalarda doğal mercek korunarak yerleştirilen fakik lensler veya doğal merceğin değiştirildiği refraktif lens cerrahileri tercih edilebilir.

Hangi yöntemin uygulanacağı; göz numarası, ön kamara derinliği, kornea yapısı, retina durumu ve hastanın yaşı gibi çok sayıda parametreye bağlıdır. Göz içi lenslerin avantajı, korneal yapıya müdahale edilmeden kırma kusurlarının düzeltilmesine olanak tanımasıdır. Ancak cerrahi bir işlem olması nedeniyle, her hasta için ilk seçenek olarak düşünülmemeli; risk–fayda değerlendirmesi titizlikle yapılmalıdır.

3. Presbiyopi (Yakın Görme Bozukluğu) Olan Kataraktsız Hastalarda Lens Uygulamaları

Presbiyopi ve Çok Odaklı Lensler
Presbiyopi, yaşa bağlı olarak göz merceğinin elastikiyetini kaybetmesi sonucu ortaya çıkan fizyolojik bir süreçtir. Genellikle 40 yaş sonrasında yakın mesafedeki görsel aktivitelerde zorlanma ile kendini gösterir. Kataraktı olmayan birçok bireyde presbiyopi, günlük yaşamda fonksiyonel kısıtlılıklara yol açabilir.
Tanımlama 1: Bu hasta grubunda göz içi lens uygulamaları, presbiyopinin optik etkilerini azaltmayı hedefleyen bir yaklaşım olarak değerlendirilir.
Tanımlama 2: Multifokal, trifokal veya geniş odak aralıklı (EDOF) lensler; yakın, orta ve uzak mesafelerde görsel fonksiyonların dengelenmesini amaçlar.

Bu lensler özellikle yoğun ekran kullanan, masa başı çalışan veya görsel talepleri yüksek olan bireylerde tercih edilebilir. Ancak presbiyopi için yapılan lens cerrahisinde önemli bir fark vardır: Doğal mercek genellikle saydamdır ve katarakt bulunmaz. Bu nedenle cerrahi karar, yalnızca presbiyopinin varlığına dayanarak verilmemelidir. Çok odaklı lenslerde ışık dağılımına bağlı olarak kontrast duyarlılığında azalma, gece ışıklarında hassasiyet veya adaptasyon süreci gibi durumlar görülebilir. Bu nedenle presbiyopik, kataraktsız hastalarda göz içi lens uygulamaları; detaylı bilgilendirme, beklentilerin netleştirilmesi ve alternatif tedavilerin de değerlendirilmesi sonrası gündeme gelmelidir.

4. Göz İçi Lens mi, Lazer Göz Ameliyatı mı? Hangi Hastalar İçin Hangisi Uygun?

Yöntem Karşılaştırması ve Hasta Seçimi
Kataraktı olmayan bireylerde refraktif cerrahi seçenekleri arasında en sık karşılaştırılan iki yöntem; lazer göz ameliyatları ve göz içi lens uygulamalarıdır. Bu iki yaklaşım, farklı hasta profillerine hitap eder ve birbirinin doğrudan alternatifi değildir.
Tanımlama 1: Lazer göz ameliyatları, genellikle düşük ve orta dereceli kırma kusurlarında, kornea yapısı uygun ve presbiyopisi olmayan hastalarda tercih edilir.
Tanımlama 2: Göz içi lens uygulamaları ise daha geniş bir kırma kusuru aralığında etkilidir ve presbiyopiyi de aynı anda ele alabilir.

Daha minimal invaziv olmaları nedeniyle belirli hasta gruplarında lazer avantajlıdır. Ancak yüksek numaralar, ince kornea veya ileri yaş, lasik için sınırlayıcı faktörler olabilir. Buna karşın lens uygulaması daha invaziv bir cerrahidir ve doğal merceğin çıkarılmasını gerektirir. Bu nedenle karar sürecinde; yaş, meslek, gece görüş ihtiyacı, kornea ve retina durumu birlikte değerlendirilmelidir. Uygun yöntemin belirlenmesi, standart bir protokole değil; kişiye özgü klinik analize dayanmalıdır.

5. Kataraktsız Göz İçi Lens Ameliyatının Avantajları ve Olası Riskleri

Avantajlar ve Potansiyel Komplikasyonlar
Kataraktı olmayan bireylerde göz içi lens ameliyatının en önemli avantajı, kırma kusurlarının ve presbiyopinin tek bir cerrahi girişimle yönetilebilmesidir. Ayrıca doğal merceğin değiştirilmiş olması, ilerleyen yaşlarda katarakt gelişimi ihtiyacını ortadan kaldırır.
Tanımlama 1: Bununla birlikte bu cerrahi girişimin potansiyel riskleri de göz önünde bulundurulmalıdır.
Tanımlama 2: Enfeksiyon, göz içi basınç değişiklikleri, retina ile ilişkili komplikasyonlar ve çok odaklı lenslere bağlı görsel adaptasyon sorunları nadir de olsa görülebilir.

Özellikle çok odaklı lenslerde düşük ışık koşullarında görsel algıda değişiklikler yaşanabilir. Bu risklerin düşük tutulabilmesi, uygun hasta seçimi, ayrıntılı ön değerlendirme ve cerrahın deneyimi ile doğrudan ilişkilidir. Hastanın ameliyat öncesinde tüm olasılıklar hakkında bilgilendirilmesi, cerrahi başarının önemli bir parçasıdır. Bu noktada Netgöz Cerrahi Tıp Merkezi uzmanları hasta güvenliğini en üst seviyede tutmaktadır.

6. Kimler Katarakt Olmadan Göz İçi Lens Taktırabilir, Kimler İçin Uygun Değildir?

Hasta Kriterleri ve Uygunluk
Kataraktı olmayan bireylerde göz içi lens uygulamaları, belirli kriterleri karşılayan hastalarda değerlendirilir. Genellikle yüksek dereceli kırma kusuru bulunan, lasik cerrahisine uygun olmayan veya presbiyopi nedeniyle belirgin fonksiyonel kısıtlılık yaşayan bireylerde gündeme gelir.
Tanımlama 1: Buna karşılık retina hastalığı, ileri glokom, ciddi göz kuruluğu sendromu veya düzensiz kornea yapısı bulunan hastalarda bu cerrahi uygun olmayabilir.
Tanımlama 2: Ayrıca beklentileri gerçekçi olmayan veya cerrahi riskleri kabul etmeyen bireylerde de tercih edilmemelidir.

Sonuç olarak, katarakt olmadan göz içi lens taktırmak mümkündür; ancak bu karar standart değil, tamamen kişiye özgü verilmelidir. Ayrıntılı muayene ve doğru bilgilendirme, hasta memnuniyetinin temel belirleyicisidir. İzmir'de hizmet veren Netgöz Cerrahi Tıp Merkezi, bu süreçte hastalarına bilimsel yaklaşımlar sunar. Unutulmamalıdır ki PRK gibi yüzeyel lazer yöntemleri de kataraktı olmayan hastalar için farklı bir alternatiftir. Miyopi derecesi çok yüksek olanlarda lens değişimi bazen tek çözüm yolu olabilir. ReLEx SMILE ise kornea biyomekaniğini koruyan bir diğer modern seçenek olarak değerlendirilmelidir.

OP. DR. Filiz Akyol Göz Hastalıkları ve Cerrahileri Uzman Doktor

Op. Dr. Filiz Akyol Kornea, ön segment, kontakt lens, katarakt cerrahisi, intraoküler lens, glokom ve cerrahisi, tıbbiretina (maküla hastalıkları, retina laser tedavileri, diyabetik retinopati, retina damar hastalıkları), refraktif cerrahi, Keratoplasti, blefaroplastiler, dakriosistorinostomi, çapraz bağlama gibi göz hastalıkları ve cerrahilerinde çalışmalar yapmıştır.

Bu İçeriklerde İlginizi Çekebilir

İlgili Blog İçeriklerimiz

Netgöz Cerrahi Tıp Merkezi'nde

Bize Güvenin,
Her Zaman Yanınızdayız info@netgoz.net
Scroll