Göz içi lens ameliyatlarının halk arasında Lens Değiştirme, Lens Cerrahisi, Refraktif Lens Değişimi (RLE Cerrahisi), Şeffaf Lens Değişimi, presbiyopik lens değiştirme ...

Tıptaki adı pitozis olan göz kapağı düşüklüğü her yaşta meydana gelebilen ancak ileri yaşta görülme sıklığı artan bir durumdur. Doğuştan veya sonradan gelişebilen göz kapağı düşüklüğü her ne kadar estetik bir sorun olarak düşünülse de, aslında görme sorunlarını beraberinde getirerek hastaların yaşam kalitesini düşürür.
Tek tarafta veya iki tarafta birden görülebilen göz kapağı düşüklüğü gerçek ve yalancı pitozis olarak ikiye ayrılmaktadır. Gerçek göz kapağı düşüklüğü cerrahi yöntemlerle kalıcı olarak tedavi edilebilmektedir.
Göz kapağı düşüklüğü nedir?
Göz kapağı düşüklüğü veya diğer adıyla pitozis, bir veya her iki göz kapağının birden normalden daha aşağıda bulunması durumudur. Genellikle göz kapağının göz bebeğini 1,5-2 mm’den daha fazla örtmesi, düşüklük olarak ifade edilebilir.
Pitozis, göz kapağı düşüklüğünün seviyesine bağlı olarak görme problemlerine yol açabilir. Bazı kişilerde görmeyi engelleyebilir, göz yorgunluğuna neden olabilir; ekseriyetle çocuk hastalarda göz tembelliği gelişebilir.
Göz kapağı düşüklüğü estetik kaygılara da neden olmaktadır. Göz kapaği düşüklüğü göz kısılmasına yol açar. Bu nedenle de tek taraflı göz kapağı düşüklüğü kişinin yüzünde asimetrik bir görünüm oluşturur. Ayrıca kapak düşüklüğü kişiyi yorgun, yaşlı, halsiz veya mutsuz gösterebilmektedir.
Göz kapağı düşüklüğü iki temel grupta değerlendirilebilir:
Gerçek göz kapağı düşüklüğü, göz kapağı kaslarında zayıflamaya bağlı olarak veya sinir sistemi bozuklukları nedeniyle meydana gelir. Bu durum doğuştan olabileceği gibi ileri yaşla birlikte de gelişebilir. Gerçek göz kapağı düşüklüğü görme alanını kısıtlayabilmektedir. Bu türdeki göz kapağı düşüklüğü sadece ameliyatla düzeltilebilmektedir.
Yalancı göz kapağı düşüklüğü ise genellikle cildin sarkması nedeniyle ortaya çıkar. Yalancı ptozis durumunda göz kapağı kaslarında herhangi bir sorun yoktur. Cilt ve dokulardaki sarkma ya da ağırlaşma gibi sorunlara bağlı olarak göz kapağı düşüklüğü meydana gelebilir. Yorgunluk, alerjiler ve yaşlanmaya bağlı cilt elastikiyetinin azalması yaygın nedenlerdir. Tedavi genellikle cerrahi olmayan yöntemlerle gerçekleştirilebilir.
Göz kapağı düşüklüğünün belirtileri, düşüklüğün seviyesine, türüne ve nedenine bağlı olarak farklılık gösterebilir. Bununla birlikte en yaygın belirtiler şöyledir:
Göz kapağı düşüklüğünün birden fazla nedeni bulunmaktadır.
Göz kapağı düşüklüğünün farklı tedavi yöntemleri vardır. Göz muayenesi ve gerekli tetkikler sonrası hastada göz kapağı düşüklüğüne yol açan nedenler ve düşüklüğün seviyesi belirlenir. Ardından hastaya uygun tedavi planlanır.
Göz kapağı düşüklüğü eğer farklı bir hastalığa bağlı geliştiyse öncelikli olarak bu hastalıkların tedavisi gerçekleştirilmelidir.
Yaralanma nedeniyle ortaya çıkan göz kapağı düşüklüğü eğer kas ve sinir hasarına yol açmamışsa kendinden düzelebilmektedir. Nadiren de olsa bot.toks sonrası oluşan göz kapağı düşüklüğü de geçicidir ve kendiliğinden düzelmektedir.
Yalancı kapak düşüklüğünde bot.toks, dolgu, damla kullanımı gibi yöntemlerle tedavi gerçekleştirilebilir. Uzman eşliğinde yapılabilecek kas güçlendirme egzersizleri ise sınırlı etkiye sahiptir.
Kontakt lens kullanan kişilerde gelişen göz kapağı düşüklüğü eğer hafif seviyede ise lens kullanımına ara verilmesi problemin çözümünde etkili olabilir.
Gerçek göz kapağı düşüklüğü tanısı almış hastalarda ise ameliyat tek tedavi çözümüdür.
Cerrahi yöntemlerin başında blefaroplasti gelmektedir. Bu yöntem göz kapağı estetiği olarak da bilinir. Blefaroplasti göz kapağında düşüklük başta olmak üzere estetik sorunların düzeltilmesi için gerçekleştirilir. Sadece üst göz kapağı değil alt göz kapağını etkileyen problemlerde de bu yöntem kullanılmaktadır. Lokal anestezi ile gerçekleştirilen göz kapağı estetiği işleminde fazla deri, yağ ve kas alınarak sarkma problemi giderilir.
Bir diğer yaygın göz kapağı ameliyatı yöntemi de levator kasına müdahaleyi içerir. Daha ciddi seviyedeki göz kapağı düşüklüğü vakalarında levator kasının güçlendirilmesi veya yeniden konumlandırılması cerrahi yöntemle sağlanabilmektedir.
Levator cerrahisinden sonuç alamamış veya levator kasında ciddi zayıflık ve fonksiyon kaybı bulunan hastalara frontal askılama cerrahisi uygulanabilir. Genel anestezi kullanılan bu operasyon kapsamında alın bölgesine yapılan kesiden göz kapağını kaldıran kaslara erişilir. Ana kas grubu olan levator kası güçlendirilir veya yeniden konumlandırılır.
Ameliyat sonrası yara bölgesinin temiz tutulması, doktorun belirttiği şekilde gerekli pansumanın yapılması, bölgeye belli bir süre için su değmemesi gibi konulara dikkat edilmelidir.

1993 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden tıp doktoru ünvanı ile mezun
olmuştur. 1999 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Göz Hastalıkları Bilim
Dalı’nda “Göz hastalıkları ve cerrahisi” ihtisasını (uzmanlığını) tamamlamıştır.
2000-2005 yılları arasında Central Hospital’de çalışan Hayati Türker
“Katarakt Cerrahisi” başta olmak üzere göz hastalıklarının teşhis ve tedavisinde
branşlaşmıstır.
OP. DR. Nami Torunoğlu
Göz içi lens ameliyatlarının halk arasında Lens Değiştirme, Lens Cerrahisi, Refraktif Lens Değişimi (RLE Cerrahisi), Şeffaf Lens Değişimi, presbiyopik lens değiştirme ...
OP. DR. Filiz Akyol
LASIK göz ameliyatından Korkuyor ve kaçınıyorsanız, bunun nedeni, “LASIK ameliyatı canımı acıtır mı?” sorusuna kafa yoran milyonlarca insandan biri olmanızdır ...
OP. DR. Beyza Tekin Altınbay
Katarakt ameliyatı veya lens değiştirme ameliyatı, göz merceğinde opaklaşma (katarakt) olduğunda gözün doğal merceğinin çıkarılmasıdır. Bu günlerde ...