Telefon: +90 232 336 0707 - 24/7 Arayıninfo@netgoz.net
FacebookInstagram Harita
Filiz Akyol2026-09-02

4mm Mikro Kesi İle 3. Nesil Lazer Cerrahisi - ReLEx Smile

Göz sağlığı, bireylerin çevresiyle kurduğu bağı, çalışma verimliliğini ve genel yaşam kalitesini doğrudan belirleyen temel duyusal unsurlardan biridir. Miyop ve astigmatizma gibi kırma kusurları, optik sistemin ışığı retina üzerine doğru odaklayamaması sonucu ortaya çıkar ve kişinin günlük faaliyetlerini gözlük veya kontakt lens kullanımına bağımlı hale getirebilir. Oftalmoloji alanındaki cerrahi yaklaşımlar, korneanın biyomekanik yapısını koruyarak bu odaklama problemlerine kalıcı çözümler geliştirmeyi amaçlar. Bu cerrahi evrimin günümüzdeki önemli adımlarından birini, üçüncü nesil lazer refraktif cerrahi olarak kabul edilen ReLEx SMILE (Small Incision Lenticule Extraction) tekniği temsil eder. Mikro kesi prensibiyle uygulanan bu prosedür, kornea yüzeyinde geniş bir kapakçık oluşturulmadan doku çıkarılması mantığına dayanır ve uygun adaylarda görme konforunun geri kazanılmasına olanak tanır.

Kırma Kusurları ve Refraktif Cerrahinin Tarihsel Gelişimi

Kırma kusurları, gözün ön-arka eksen uzunluğu ile kornea ve doğal merceğin odaklama gücü arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanır. Miyopide uzaktaki nesnelerden gelen ışınlar retina tabakasının önüne odaklanarak bulanık görmeye yol açarken, astigmatizmada korneanın küresel olmaması nedeniyle ışık birden fazla noktaya düşer ve hem uzak hem de yakın mesafede gölgeli veya çarpık görüntüye sebebiyet verir. Tedavi edilmediği veya optik gereçlerle düzeltilmediği takdirde bu kusurlar kronik göz yorgunluğuna, şakaklarda ve alında baskıya, sürüş ve spor aktivitelerinde kısıtlamalara neden olur.

Refraktif cerrahinin tarihsel gelişimi üç temel nesil üzerinden sınıflandırılır:

  • 1. Nesil (Yüzeyel Tedaviler - PRK / No-Touch / TransPRK): Korneanın en dışındaki epitel tabakasının mekanik, kimyasal veya lazer yardımıyla uzaklaştırılmasının ardından alttaki stroma tabakasına excimer lazer uygulanması prensibidir. Kornea kalınlığı sınırlı olan bireyler için değerli bir alternatif oluşturmakla birlikte, epitelin kendini yenileme sürecine bağlı olarak operasyon sonrası batma, ağrı ve görme keskinliğinin tam oturmasında birkaç haftalık bir iyileşme periyodu gerektirir.
  • 2. Nesil (Flep Oluşturmalı Tedaviler - LASIK / Femto-LASIK): Kornea yüzeyinde yaklaşık 20 milimetre çevresel uzunluğa sahip ince bir kapakçık (flep) kaldırılması, ardından alttaki stroma dokusunun şekillendirilerek kapağın yerine kapatılması yöntemidir. İyileşme süreci PRK'ya kıyasla oldukça hızlıdır ve ameliyat sonrası ağrı hissi minimal düzeydedir; ancak oluşturulan flep hattı, kornea biyomekaniğinde bir miktar zayıflamaya yol açabilir ve temas sporları yapan bireylerde travmaya bağlı flep kayması riski barındırır.
  • 3. Nesil (Lentikül Ekstraksiyonu - ReLEx SMILE): Femtosaniye lazer teknolojisinin hassas katman ayrıştırma yeteneği sayesinde geliştirilen bu yöntemde, kornea yüzeyinde flep açılmaz ve yüzey epiteli bütünüyle kazınmaz. Kornea stroması içinde oluşturulan mikro disk şeklindeki doku parçası (lentikül), sadece 2 ila 4 milimetrelik küçük bir tünel kesiden çıkartılır. Böylece yüzey hasarı minimuma indirilirken biyomekanik direnç üst düzeyde tutulur.

ReLEx SMILE Teknolojisinin Temel Mekanizması

ReLEx SMILE prosedürü bütünüyle tek bir lazer sistemi (VisuMax femtosaniye lazer) kullanılarak tek aşamada gerçekleştirilir. Excimer lazer kullanılan geleneksel yöntemlerden farklı olarak, dokuyu buharlaştırmak (ablasyon) yerine kızılötesi lazer dalgaları ile doku içerisinde mikroskobik fotodiseksiyon (hücresel ayrıştırma) kabarcıkları oluşturulur.

İşlemin operasyonel adımları şu basamaklarla tamamlanır:

  1. Lentikülün Oluşturulması: Femtosaniye lazer, korneanın derin stroma tabakasında kırma kusurunun derecesine denk gelen kalınlıkta ve çapta çift yüzeyli bir doku parçası (lentikül) tasarlar. Önce lentikülün alt yüzeyi, ardından üst yüzeyi lazer atışlarıyla mikron hassasiyetinde ayrıştırılır.
  2. Mikro Kesi Aşaması: Lazer, korneanın kenar kısmında yaklaşık 2 ila 4 milimetre genişliğinde küçük bir yan tünel kesi açar. Bu kesi, flepli yöntemlerdeki 20 milimetrelik dairesel hatta kıyasla doku bütünlüğünü yaklaşık yüzde seksen oranında daha fazla muhafaza eder.
  3. Lentikülün Çıkarılması: Cerrah, özel mikro aletler yardımıyla oluşturulan küçük açıklıktan girerek ayrıştırılan lentikülü nazikçe gevşetir ve dışarı alır.
  4. Korneal Eğriliğin Değişmesi: Lentikül dokusunun boşalmasıyla birlikte kornea yüzeyi geriye doğru hafifçe düzleşir. Bu kontrollü düzleşme, göze giren ışığın kırılma açısını değiştirerek odak noktasını tam retina üzerine odaklar.

Bu kapalı sistem yaklaşımı, dış ortamla temas eden yara yüzeyini minimumda tutarak çevresel faktörlere bağlı enfeksiyon risklerini sınırlar ve operasyonun doku dostu bir çerçevede tamamlanmasına olanak tanır.

SMILE Yönteminin Kornea Biyomekaniği ve Göz Yüzeyine Katkıları

Gözün ön yüzeyini oluşturan kornea; dış etkenlere karşı koruyucu bir kalkan görevi görürken, toplam optik kırıcı gücün yaklaşık üçte ikisini sağlar. Korneanın en güçlü ve gerilmeye en dirençli lifleri ön stroma tabakasında (üst katmanlarda) yer alır. Flep kaldırılan cerrahi tekniklerde bu ön lifler kesildiği için kornea biyomekanik gücünün bir kısmını yitirebilir. ReLEx SMILE tekniğinde ise işlem doğrudan derin stroma katmanında gerçekleştirilir; ön stroma lamelleri ve Bowman zarı kesintiye uğramadan korunur. Bu durum, göz içi basıncına karşı korneanın doğal kubbe formunu ve direnç kapasitesini çok daha dengeli muhafaza etmesine destek verir.

Korneal sinir ağının korunması da SMILE yönteminin bir diğer önemli klinik çıktısıdır:

  • Gözyaşı Refleksi ve Korneal Duyu: Kornea yüzeyine dağılan duyusal sinir lifleri, gözün kuruduğunu algılayarak lakrimal bezleri uyarır ve gözyaşı salgılanmasını sağlar. Flep kesisi yapılan cerrahilerde bu sinir lifleri geniş bir hat boyunca kesintiye uğrayabilir, bu da ameliyat sonrası geçici göz kuruluğu riskini artırır.
  • Minimal Sinir Hasarı: SMILE işleminde sadece 2-4 milimetrelik küçük bir açıklık kullanıldığından, yüzeyel korneal sinirlerin büyük bölümü sağlam kalır. Sonuç olarak duyusal sinyal iletimi hızla korunur, refleks gözyaşı mekanizması sekteye uğramaz ve ameliyat sonrası batma, yanma, yabancı cisim hissi gibi göz kuruluğu semptomları belirgin derecede daha az görülür.

Cerrahi İçin Uygun Aday Belirleme Süreci

Refraktif cerrahide elde edilecek klinik başarının ve güvenliğin temeli, ameliyat öncesinde gerçekleştirilen kapsamlı oftalmolojik değerlendirmedir. Her göz yapısı lazer cerrahisine uygun olmayabilir; bu nedenle hekim kontrolünde yapılan objektif analizler adayın durumunu netleştirir.

SMILE cerrahisi için genel uygunluk kriterleri şunları içerir:

  • Yaş Sınırı: Göz gelişiminin tamamlandığı 18 yaş ve üzerindeki bireyler.
  • Numara Stabilitesi: Kırma kusurunun son bir yıl içerisinde 0.50 diyoptriden fazla değişiklik göstermemiş olması.
  • Düzeltilebilir Aralıklar: Genellikle -10.00 diyoptriye kadar miyopi ve -5.00 diyoptriye kadar miyopik astigmatizma değerlerine sahip hastalar.
  • Kornea Kalınlığı ve Morfolojisi: Kornea kalınlığının ve ön-arka eğrilik haritalarının (korneal topografi) işlem sonrası güvenli stromal yatak sınırını karşılayacak yapıda olması.
  • Sistemik ve Oküler Sağlık: Gözde keratokonus, glokom, kontrolsüz kuru göz, aktif korneal enfeksiyon veya katarakt bulunmaması; kontrol altında olmayan otoimmün veya bağ dokusu hastalıklarının olmaması.

Aday Belirlemede Yapılan İncelemeler ve Klinik Önemi

Adayın lazer cerrahisine uygunluğunu kesinleştirmek adına bir dizi gelişmiş tetkik titizlikle yürütülür. İlk olarak uygulanan Korneal Topografi ve Tomografi, korneanın ön ve arka yüzey eğriliğini, dikliğini ve yükseklik haritalarını milimetrik olarak inceler. Bu tetkik, keratokonus veya gizli ektazi gibi doku zayıflığı risklerini erkenden elemek ve yüzey asimetrilerini saptamak açısından kritik bir öneme sahiptir.

Bir diğer temel aşama olan Pakimetri ölçümüyle kornea dokusunun mikron cinsinden toplam kalınlığı belirlenir. Bu veri sayesinde operasyon sonrasında geride kalacak olan güvenli artık stromal yatak kalınlığı önceden kesin olarak hesaplanır. Gözün dinamik yapısını anlamak için başvurulan Biyomekanik Ölçümler, korneanın elastikiyetini ve hava basıncına verdiği deformasyon yanıtını değerlendirerek dokunun cerrahi müdahaleye karşı mekanik dayanıklılığını öngörmeyi sağlar.

Karanlık ve aydınlık ortamlarda göz bebeği çapını ölçen Pupillometri tetkiki, lazer uygulama alanının pupilla genişliğiyle uyumunu denetleyerek gece görüş sapmalarını ve ışık dağılması risklerini en aza indirmeyi amaçlar. Son olarak Schirmer ve gözyaşı kırılma zamanı gibi Gözyaşı Fonksiyon Testleri yardımıyla göz yüzeyinin mevcut nemlilik dengesi analiz edilir; varsa oküler yüzey kuruluğu ameliyat öncesinde tedavi edilerek göz dokusu operasyona hazır hale getirilir.

Operasyon Günü ve Cerrahi Süreç

ReLEx SMILE cerrahisi, hastanede yatış gerektirmeyen, lokal anestezik damlalar altında tamamlanan ayaktan bir prosedürdür. Genel anestezi uygulanmadığı için sistemik riskler söz konusu değildir ve hasta ameliyat boyunca uyanık durumdadır.

Cerrahi gününün aşamaları şu şekilde ilerler:

  1. Hazırlık ve Anestezi: Hasta ameliyathaneye alınmadan önce göz çevresi sterilize edilir. Göze anestezik damlalar damlatılarak kornea yüzeyinin tamamen hissizleşmesi sağlanır. Göz kırpma refleksini engellemek ve işlem sahasını açık tutmak amacıyla nazik bir kapak spekulumu yerleştirilir.
  2. Lazer Uygulaması: Cerrah, hastanın özel bir hedefleme ışığına odaklanmasını ister. VisuMax lazerin kavisli temas camı göze hafifçe temas ettirilir ve düşük basınçlı bir vakumla göz sabitlenir. Bu temas esnasında hasta herhangi bir ağrı duymaz, yalnızca hafif bir dokunma hisseder. Femtosaniye lazer atışları yaklaşık 25 ila 30 saniye içerisinde lentikül ve mikro tünel ayrıştırmasını tamamlar.
  3. Lentikülün Ayrıştırılması: Vakum serbest bırakıldıktan sonra cerrah, cerrahi mikroskop altında mikro kesiden girerek lentikül dokusunu kornea yatağından ayırır ve çıkarır.
  4. Tamamlama: Kesilen alan çok küçük olduğu ve dikiş gerektirmediği için yüzey kendiliğinden kapanır. Kornea yüzeyi serum fizyolojik ile yıkanarak işlem sonlandırılır. Toplam operasyon süresi her bir göz için ortalama birkaç dakika sürer.

Ameliyat Sonrası İyileşme Dönemi ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Mikro kesi tekniği, iyileşme sürecinin konforlu ve hızlı seyretmesine zemin hazırlar. İşlem tamamlandıktan sonra anestezik damlanın etkisinin geçmesiyle birlikte ilk 3-4 saatlik dilimde hafif sulanma, ışık hassasiyeti, batma ve puslu görme hissi yaşanması beklenen fizyolojik bir durumdur. Bu şikayetler epitel bütünlüğü bozulmadığı için genellikle birkaç saat içinde geriler.

İyileşme periyodunda uyulması gereken temel medikal ve hijyenik kurallar:

  • Göz Damlalarının Düzenli Kullanımı: Hekim tarafından reçete edilen antibiyotikli damlalar enfeksiyon riskini önlemek, kortizonlu damlalar doku inflamasyonunu kontrol altına almak ve koruyucu içermeyen suni gözyaşı damlaları göz yüzeyini nemlendirmek amacıyla tarif edilen saatlerde aksatılmadan kullanılmalıdır.
  • Göz Ovuşturmaktan Kaçınma: İlk birkaç gün gözlerin sert bir şekilde kaşınmasından veya ovuşturulmasından kaçınılmalıdır. Her ne kadar flep riski bulunmasa da yara dudaklarının mekanik travmaya maruz kalmaması doku adaptasyonu için önemlidir.
  • Su ve Kimyasal Teması: İlk 24-48 saat boyunca yüze doğrudan su temasından, sabun veya şampuan kaçmasından sakınılmalıdır. Bu sürenin ardından ılık suyla gözleri sıkıca kapalı tutarak duş alınabilir.
  • Makyaj ve Kozmetik Ürünler: Göz çevresi enfeksiyonlarını engellemek adına operasyon sonrasındaki en az bir hafta boyunca göz makyajı yapılmamalı, rimel veya eyeliner gibi kozmetik ürünler uygulanmamalıdır.
  • Havuz, Deniz ve Sauna: Enfeksiyon kaynağı olabilecek havuz, deniz, termal su, hamam ve sauna gibi ortamlardan ilk 2-3 hafta boyunca uzak durulmalıdır.
  • Fiziksel Aktiviteler: Yürüyüş ve hafif kardiyo gibi bireysel egzersizlere operasyondan 2 gün sonra başlanabilir. Ancak boks, karate, futbol veya basketbol gibi göze darbe gelme ihtimali olan sporlarda ilk haftalarda koruyucu gözlük tercih edilmelidir.

Görme netliği ameliyatı takip eden ilk 24-48 saat içerisinde günlük aktiviteleri sürdürebilecek seviyeye ulaşır. Kornea dokusunun hücresel düzeyde tamamen dengelenmesi ve mikroskobik ödemin emilmesiyle birlikte haftalar içinde görme keskinliği ve kontrast duyarlılığı ideal seviyesine oturur.

Karşılaştırmalı Perspektif: ReLEx SMILE, Femto-LASIK ve TransPRK

Refraktif cerrahide tek bir "en iyi" yöntemden ziyade, "doğru göze doğru yöntemin seçilmesi" prensibi esastır. Bu üç tekniğin cerrahi yaklaşımı ve iyileşme dinamikleri incelendiğinde belirgin farklılıklar göze çarpar.

Cerrahi kesi genişliği açısından ReLEx SMILE sadece 2 ila 4 milimetrelik bir mikro tünel açıklığıyla uygulanırken, Femto-LASIK yönteminde kornea çevresinde yaklaşık 20 milimetrelik geniş bir flep kesisi yapılır. Yüzeyel bir teknik olan TransPRK veya No-Touch yönteminde ise herhangi bir kesi oluşturulmaz; korneanın en dışındaki epitel tabakası sıyrılarak işlem gerçekleştirilir. Bu doğrultuda kullanılan teknolojiye bakıldığında SMILE yalnızca tek bir femtosaniye lazer ünitesiyle tamamlanırken, Femto-LASIK tekniğinde hem kapakçık oluşturmak için femtosaniye lazer hem de kırma kusurunu düzeltmek için excimer lazer bir arada kullanılır. TransPRK yönteminde ise düzeltme doğrudan excimer lazer ile sağlanır.

Operasyon sonrası yapısal riskler ve kornea direnci kıyaslandığında; SMILE ve TransPRK yöntemlerinde kapakçık oluşturulmadığı için flep kayması, kırışması veya flep altına epitel yürümesi gibi komplikasyon riskleri tamamen ortadan kalkar. Buna karşın Femto-LASIK yönteminde düşük de olsa travmalara bağlı flep komplikasyonu riski mevcuttur. SMILE prosedüründe ön stroma lamelleri kesilmediği için korneal biyomekanik direnç en üst düzeyde muhafaza edilir; bu yönüyle temas sporları yapan veya fiziksel darbe riski taşıyan bireyler için güvenli bir profil çizer. TransPRK da doku bütünlüğünü korumada başarılı bir alternatif sunarken, Femto-LASIK yönteminde flep kesisi nedeniyle kornea gerilme direnci bir miktar azalabilir.

Ameliyat sonrası konfor ve görme keskinliğinin oturma hızında da yöntemler ayrışır. SMILE ve Femto-LASIK tekniklerinde operasyon sonrasında hissedilen hafif batma hissi yalnızca 2 ila 4 saat sürer ve hastalar 24 ila 48 saat içinde fonksiyonel görme netliğine ulaşırlar. TransPRK yönteminde ise epitel dokusunun yeniden büyümesi gerektiğinden 2-3 gün boyunca daha belirgin bir batma ve ağrı hissi yaşanabilir; nihai görme keskinliğine ulaşılması birkaç haftayı bulabilir. Göz kuruluğu riski açısından incelendiğinde, SMILE tekniği korneal sinir ağını büyük ölçüde koruduğu için operasyon sonrası kuru göz şikayetlerini en aza indirir; Femto-LASIK yönteminde ise geçici kuruluk tablosu bir miktar daha belirgin seyredebilir.

Olası Riskler, Komplikasyonlar ve Tedavi Sınırları

Her cerrahi girişim gibi ReLEx SMILE prosedürü de bazı biyolojik riskler ve sınırlılıklar barındırır. Başarı oranları yüksek bir prosedür olmakla birlikte, hastaların bilgilendirilmiş onam sürecinde bu olası durumları bilmesi tıbbi etik ilkelerin bir gereğidir.

  • Epitelyal Giriş Yolu Travması: Mikro tünelin açılması veya lentikülün çıkarılması sırasında kesi kenarlarında mikroskobik yırtıklar oluşabilir. Bunlar çoğunlukla dikiş gerektirmeden kendiliğinden iyileşir ve görmeyi etkilemez.
  • Lentikül Parçası Kalması (Retansiyon): Nadir durumlarda lentikülün küçük bir periferik parçası stroma yatağında kalabilir. Cerrah bu durumu işlem anında fark ederse mikro aletlerle parçayı temizler; temizlenemeyen olgularda ise takip eden süreçte ikincil müdahaleler gerekebilir.
  • Geçici Görme Kalitesi Değişimleri: İyileşmenin ilk evrelerinde hafif bulanıklık, ışık saçılmaları, haleler veya gece görüşünde kontrast azalması deneyimlenebilir. Kornea yüzeyinin toparlanması ve ödemin çözülmesiyle birlikte bu belirtiler hafifler.
  • Yetersiz veya Fazla Düzeltme (Under/Over-Correction): Dokunun lazer atışlarına verdiği biyolojik iyileşme yanıtı kişiden kişiye değişebilir. Çok düşük oranlarda hedef numaraya tam ulaşılamayabilir. Bu gibi durumlarda kornea yapısı izin verirse yüzeyel lazer yöntemleriyle (PRK) tamamlayıcı ek düzeltme yapılması mümkündür.
  • Enfeksiyon ve İnflamasyon: Doku açıklığı çok küçük olduğu için enfeksiyon riski geleneksel yöntemlere göre oldukça düşüktür; ancak ameliyat sonrası hijyen kurallarına uyulmaması steril olmayan inflamatuar reaksiyonlara zemin hazırlayabilir. Hekim kontrolünde uygulanan topikal steroidlerle bu tablolar kontrol altına alınır.

Tedavi sınırları açısından SMILE cerrahisi mevcut teknolojik parametrelerle ağırlıklı olarak miyop ve astigmat kırma kusurlarının düzeltilmesinde uygulanmaktadır; saf hipermetropi tedavisindeki kullanımı henüz küresel ölçekte standart onay süreçlerini tamamlamamıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

SMILE ameliyatı sırasında ağrı ya da acı hissedilir mi?

Operasyon öncesinde göze uygulanan damlalar kornea yüzeyini tamamen uyuşturur. İşlem boyunca hasta ağrı veya keskin bir acı hissetmez. Lazer ünitesinin göze temas ettiği anlarda yalnızca hafif bir vakum ve dokunma baskısı algılanabilir.

Ameliyattan sonra kırma kusurunun tekrarlama ihtimali var mıdır?

Göz numaraları tamamen stabilize olduktan sonra yapılan cerrahilerde elde edilen düzeltme kalıcıdır. Korneadan lentikül çıkarılarak doku hacmi azaltıldığı için çıkarılan doku yeniden büyümez. Ancak yaşa bağlı doğal anatomik değişimler veya kontrolsüz göz içi biyolojisi nadir durumlarda küçük numara kaymalarına yol açabilir.

SMILE ameliyatı sonrasında göz kuruluğu kalıcı olur mu?

SMILE yönteminde kornea duyusal sinir lifleri geniş bir hat boyunca kesilmediği için gözyaşı refleks döngüsü büyük ölçüde korunur. Ameliyat sonrası ilk birkaç hafta hafif düzeyde kuruluk ve batma hissedilmesi olağandır; ancak uygun damla tedavileriyle bu durum geçicidir ve kalıcı göz kuruluğu riski flepli yöntemlere oranla çok daha düşüktür.

İşlem sonrasında normal yaşama ve işe ne zaman dönülebilir?

Hastaların büyük bir kısmı operasyonun ertesi günü yapılan ilk hekim kontrolünün ardından ekran kullanımı, masa başı çalışma ve günlük rutin aktivitelerine dönebilir. Görsel netlik ilk günlerde hafif dalgalanmalar gösterse de günlük yaşamı kısıtlamayacak bir düzeye hızla ulaşır.

Görsel İyileşme Sürecinin Takibi

Ameliyat sonrası süreç, dokunun hücresel biyolojisine ve hastanın uyumuna bağlı olarak aşamalı şekilde ilerler. Aşağıdaki zaman çizelgesi, standart bir iyileşme sürecinde beklenen temel adımları özetlemektedir:

İlk 24 Saat: Operasyon ve Erken İyileşme

Lokal anestezik damlalar altında lazer uygulaması tamamlanır. İlk 3-4 saat hafif batma, sulanma ve ışık hassasiyeti olağandır. 24. saat kontrolünde mikro kesi hattı epitelize olur ve hasta temel günlük aktivitelerine dönebilir.

1. Hafta: Doku Adaptasyonu ve Hijyen

Korneal sinir ağının korunması sayesinde göz kuruluğu şikayeti minimal seviyededir. Reçete edilen antibiyotikli ve steroidli damlalar kullanılır. Göz makyajı ve havuz/deniz gibi ortamlardan kaçınılarak enfeksiyon riski engellenir.

1. Ay: Stabilizasyon ve Kontrast Oturması

Korneanın stroma katmanındaki mikroskobik hücresel ödem tamamen emilir. Işık saçılmaları ve gece görüşündeki geçici dalgalanmalar azalarak kontrast duyarlılığı ideal seviyesine ulaşır.

3. - 6. Ay: Nihai Biyomekanik Denge

Korneal biyomekanik direnç ve refraktif sonuçlar bütünüyle oturur. Gözlük ve kontakt lens kullanımına alternatif olarak planlanan görme keskinliği kalıcı ve net bir biçimde korunur.

Refraktif cerrahi süreçlerinde nihai başarı; doğru endikasyon, ileri teknolojik altyapı ve titiz cerrahi planlamanın birleşimiyle elde edilir. ReLEx SMILE; flepsiz yapısı, kornea biyomekaniğine gösterdiği hassasiyet ve düşük kuru göz insidansı ile miyop ve astigmat hastaları için modern cerrahide güçlü bir alternatif sunmaktadır. Göz yapınızın bu tekniğe uygun olup olmadığını netleştirmek için kapsamlı bir kornea topografisi ve uzman hekim muayenesi esastır.

Op. Dr. Filiz AkyolOp. Dr. Filiz AkyolGöz Hastalıkları Uzman Doktor

13 Ocak l962 Ereğli/Konya doğumlu olan Op. Dr. Filiz Akyol. Ankara Fen Lisesi’nde lise öğrenimimi 1979 yılında tamamlayıp, 1979 senesinde girdiği Üniversite seçme sınavlarında Türkiye 44.sü olarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girmiştir. Üniversite eğitimini 1985 yılında tamamlayarak mezun olan Op. Dr. Filiz Akyol zorunlu hizmetini Bursa’nın İnegöl ilçesinde ve İzmir Urla Devlet Hastanesinde yapmıştır.

Yardıma Mı İhtiyacınız Var?

7/24 Arayabilirsiniz: +90 232 336 0707

Göz Sağlığınız İle İlgili Kafanıza Takılan Sorular, Karar Veremediğiniz Durumlar Mı Var?

Netgöz Cerrahi Tıp Merkezi'nde

Bize Güvenin,
Her Zaman Yanınızdayız info@netgoz.net