Telefon: +90 232 336 0707 - 24/7 Arayıninfo@netgoz.net
FacebookInstagram Harita
Mehmet Sait Çoban2026-09-03

İnce Kornea Yapısında No-Touch (TransPRK) Lazer: Kimler İçin Uygundur ve İyileşme Süreci Nasıl İlerler?

İnce Kornea Yapısında No-Touch (TransPRK) Lazer: Kimler İçin Uygundur ve İyileşme Süreci Nasıl İlerler?

Göz sağlığı, bireylerin yaşam kalitesini, mesleki başarısını ve sosyal konforunu belirleyen en kritik unsurlar arasında yer alır. Miyop, astigmat ve hipermetrop gibi kırma kusurları, ışığın görme merkezine doğru şekilde odaklanamaması sonucu hayatı kısıtlayan bir hal alabilir. Bu kırma kusurlarını düzeltmek için uzun yıllardır uygulanan gözlük veya kontakt lens gibi optik gereçler, kimi zaman aktif spor yaşantısında, kimi zaman ise çalışma temposunda ergonomik kısıtlılıklar yaratır. Moreover, bu kısıtlamalardan kurtulmak isteyen bireyler için refraktif cerrahi güçlü bir alternatif sunar.

Göz lazer ameliyatı denildiğinde adayların aklına ilk gelen endişelerden biri kornea dokusunun kalınlığıdır. Moreover, yapılan ayrıntılı kornea topografisi ve pakimetri ölçümleri sonucunda kornea yapısı ortalama standartların altında (ince kornea) çıkan pek çok kişi, lazer tedavisine uygun olmadığını düşünerek karamsarlığa kapılabilir. Moreover, tıbbi teknolojinin gelişmesiyle birlikte yüzeyel ablasyon teknikleri, özellikle de temassız lazer olarak bilinen TransPRK (No-Touch Lazer) yöntemi, korneası ince olan ya da klasik flepli cerrahilerin uygulanamadığı bireyler için güvenilir bir tedavi seçeneği sunar.

İzmir'de göz sağlığı alanında ileri tetkik ve tedavi altyapısıyla hizmet sunan Netgöz Cerrahi Tıp Merkezi, Ege Bölgesi ve İzmir genelinde lazer göz cerrahisi düşünen hastalara modern yaklaşımlarla rehberlik eder. İnce kornea yapısında No-Touch lazerin etki mekanizması, kimlere uygulanabileceği, ameliyat öncesi ve sonrası iyileşme evreleri ile dikkat edilmesi gereken tüm unsurlar aşağıda ayrıntılı biçimde ele alınmıştır.

Kornea Anatomisi ve "İnce Kornea" Kavramı

Also, i̇nsan gözünün en ön kısmında yer alan, saat camına benzeyen şeffaf ve kubbe biçimli dokuya kornea adı verilir. Kornea, yalnızca dış etkenlere karşı koruyucu bir kalkan görevi görmekle kalmaz, göze gelen ışığı kırarak retinaya düşüren en güçlü optik kırıcı yüzeydir.

Sağlıklı bir insanda merkezi kornea kalınlığı ortalama 520 ila 550 mikron civarındadır. Ancak genetik faktörler ve bireysel anatomik farklılıklar sebebiyle kimi bireylerde bu kalınlık 500 mikronun, hatta 480 mikronun altına inebilir. Tıpta bu durum ince kornea olarak adlandırılır.

Geleneksel refraktif cerrahi yöntemlerinde (örneğin LASIK veya Femto-LASIK), kornea yüzeyinde ortalama 90 ila 120 mikron kalınlığında dairesel bir kapakçık (flep) kaldırılır. Ardından kırma kusurunu düzeltmek için alttaki stroma tabakasına lazer uygulanır ve kapakçık tekrar kapatılır. Also, ancak kornea zaten ince olduğunda, flep kaldırma işlemi geride kalan stromal yatağın biyomekanik direncini zayıflatabilir. Bu durum, uzun vadede korneanın öne doğru bombeleşmesi riski (ektazi) doğurabilir.

İşte bu noktada devreye giren No-Touch (TransPRK) tekniği, herhangi bir kesi ya da flep oluşturmadan doğrudan yüzeyden uygulandığı için geride kalan kornea doku rezervini maksimum düzeyde korur.


No-Touch (TransPRK) Lazer Nedir ve Nasıl Çalışır?

TransPRK (Transepitelyal Fotorefraktif Keratektomi), halk arasında bilinen adıyla No-Touch Lazer, kornea yüzeyine cerrahi bir bıçak, vakum halkası veya alkol solüsyonu ile fiziksel temas kurulmadan gerçekleştirilen tek aşamalı bir yüzeyel lazer yöntemidir.

Geleneksel PRK yönteminde korneanın en üstünde yer alan epitel hücre tabakası, cerrah tarafından mekanik aletler ya da seyreltilmiş alkol yardımıyla sıyrılarak uzaklaştırılır. No-Touch yönteminde ise bu basamak tamamen ortadan kaldırılmıştır:

Tek Seans ve Kesintisiz Lazer: Gelişmiş yazılıma sahip Excimer lazer cihazı, ilk olarak korneanın en dışındaki epitel tabakasını milisaniyeler içinde buharlaştırarak uzaklaştırır.

Kırma Kusurunun Şekillendirilmesi: Cihaz hiç duraksamadan doğrudan bir alt tabaka olan stromaya geçerek miyopi, hipermetropi veya astigmatizmayı düzeltmek için gereken optik eğriliği oluşturur.

Doku Temassızlığı: İşlem süresince göze herhangi bir cerrahi enstrüman değmez. Cerrah yalnızca hastanın gözünü açık tutan steril bir kapak aparatı (spekulum) yerleştirir ve hasta sabit bir ışık noktasına odaklanır.

Koruyucu Terapötik Lens: Lazer tamamlandıktan sonra, yenilenen epitel dokusunun altını korumak ve iyileşme periyodunu konforlu hale getirmek amacıyla göz yüzeyine numarasız, şeffaf bir bandaj kontakt lens takılır.

İnce Kornealarda No-Touch Lazerin Sağladığı Klinik Avantajlar

Korneası yapısal olarak ince olan adaylar için No-Touch lazer tekniği biyomekanik ve operasyonel açılardan önemli avantajlar barındırır:

Flepsiz ve Kesisiz Mimari: Korneada kapakçık (flep) kesilmediği için flep kayması, flep altında iltihaplanma veya kırışıklık gibi mekanik komplikasyon olasılıkları tamamen bertaraf edilir.

Maksimum Doku Tasarrufu: Flep için harcanacak 100 mikronluk doku derinliği korunmuş olur. Lazer doğrudan yüzeyden itibaren çalıştığı için güvenli stromal yatak kalınlığı daha yüksek seviyelerde muhafaza edilir.

Korneal Biyomekanik Direncin Korunması: Korneanın gerilme gücünün en yüksek olduğu ön stroma tabakası flep kesisiyle zayıflatılmaz; böylece göz içi basıncına karşı korneanın doğal kubbe direnci korunur.

Göz Kuruluğu Riskinin Azalması: Flep kesisi esnasında yüzeyel duyusal korneal sinirler kesintiye uğrayabilir. No-Touch lazerde derin kesi yapılmadığından sinir hasarı daha sınırlı kalır ve uzun vadeli kuru göz insidansı düşer.

Travmaya Dayanıklılık: Fiziksel darbelere, basınca ve sürtünmeye karşı kornea bütünlüğü tek parça olarak iyileştiği için özellikle sporcular, askerler, polisler ve ağır saha koşullarında çalışanlar için yüksek güvenlik marjı sağlar.

No-Touch (TransPRK) Lazer Kimler İçin Uygundur?

Lazer refraktif cerrahi kararı, yalnızca kırma kusurunun derecesine bakılarak verilmez. Ayrıntılı muayeneler sonucunda şu kriterleri karşılayan bireyler No-Touch lazer için uygun aday kabul edilir:

Yaş ve Stabilite: 18 yaşını doldurmuş ve gözlük/lens numaraları son bir yıl içerisinde 0.50 diyoptriden fazla değişmemiş olanlar.

Kırma Kusuru Aralıkları: Uygun kornea haritasına sahip olmak kaydıyla, genellikle -8.00 diyoptriye kadar miyopi, 4.00 diyoptriye kadar astigmatizma ve belirli sınırlarda hipermetropi kusurları bulunanlar.

İnce veya Dik Korneaya Sahip Bireyler: Pakimetri ölçümünde korneası LASIK için yetersiz kalınlıkta olan veya kornea eğriliği dik/düz olduğu için flep kaldırılması riskli bulunan hastalar.

Göz Kırpma Korkusu ve Anksiyetesi Olanlar: Göze cerrahi alet, bıçak veya vakum cihazının temas etmesinden çekinen hastalar için temassız bir alternatif oluşturur.

Darbe Riski Yüksek Meslek ve Spor Dalları: Dövüş sporları, su altı dalışı, basketbol, futbol gibi temaslı sporlarla uğraşanlar ile polis, jandarma, itfaiyeci gibi meslek grupları.

Geçirilmiş Kornea Ameliyatı Olanlar: Daha önce katarakt ameliyatı olmuş ancak kırma kusuru kalmış, kornea yapısı izin veren uygun gözler.


Kimler İçin Uygun Değildir?

Her tıbbi prosedürde olduğu gibi No-Touch lazerin de kesin olarak uygulanamayacağı durumlar mevcuttur:

Korneanın ilerleyici biçimde incelip dikleştiği keratokonus hastaları,

İleri derecede kontrolsüz glokom (göz tansiyonu) veya aktif retina dekolmanı bulunanlar,

Ciddi düzeyde kontrol altına alınamayan romatizmal veya otoimmün bağ dokusu hastalıkları olanlar,

Hamilelik veya emzirme döneminde bulunan kadınlar (hormonal değişimlerin kornea hidrasyonunu ve numara stabilitesini etkilemesi sebebiyle ertelenir).

İzmir Netgöz Cerrahi Tıp Merkezi'nde Ameliyat Öncesi İncelemeler

İzmir'de lazer göz ameliyatı planlayan hastalar için en kritik basamak, kişiye özel haritalandırmanın yapıldığı ameliyat öncesi tanı sürecidir. Netgöz Cerrahi Tıp Merkezi, hastaların kornea parametrelerini gelişmiş teknolojilerle analiz ederek riskleri önceden bertaraf etmeyi hedefler.


İzmir'deki merkezimizde uygulanan kapsamlı değerlendirme zinciri şunları içerir:

Korneal Topografi ve Scheimpflug Tomografi: Kornea yüzeyinin ön ve arka eğriliği, yükseklik haritası ve simetrisi mikron düzeyinde taranır. Keratokonus yatkınlığı incelenir.

Optik Pakimetri: Korneanın merkezi ve periferik alanlardaki doku kalınlığı haritalandırılır.

Wavefront ve Aberometri Analizi: Gözün yüksek sıralı optik sapmaları belirlenerek lazer planlamasına dahil edilir.

Pupillometri: Göz bebeğinin loş ve aydınlık ortamlardaki doğal genişleme çapı ölçülür; ablasyon zonu buna göre ayarlanarak gece görüş kalitesi güvenceye alınır.

Gözyaşı Kalitesi Testleri: Kuru göz parametreleri değerlendirilir; gerekiyorsa ameliyat öncesi yüzey nemlendirme protokolü başlatılır.

Damla Damlatılarak Yapılan Sikloplejili Refraksiyon ve Retina Taraması: Göz kaslarının odaklama gücü geçici olarak devre dışı bırakılarak gerçek göz numarası saptanır; periferik retina yırtık veya incelme riskine karşı detaylıca taranır.

İyileşme Süreci Nasıl İlerler? Gün Gün Klinik Takip

No-Touch (TransPRK) ameliyatının en önemli karakteristik özelliklerinden biri, operasyonun kendisinin son derece pratik ve konforlu geçmesi, buna karşın dokusal iyileşme sürecinin flepli cerrahilere (LASIK/Femto-LASIK) kıyasla daha zamana yayılmasıdır. Bunun temel sebebi, lazerle kaldırılan kornea epitel hücrelerinin kendi kendini çoğaltarak yüzeyi yeniden pürüzsüz biçimde örtme zorunluluğudur.


İyileşme periyodunun aşamaları şu şekildedir:

İlk 24 - 72 Saat (Akut Yenilenme Fazı)

Operasyon lokal anestezik damlalar altında gerçekleştirildiği için işlem anında acı duyulmaz. Ancak damlanın etkisi 30-45 dakika sonra geçtiğinde kornea epitelinin yeniden yapılanma süreci başlar. İlk 2 ila 3 günlük dönemde:

Gözlerde belirgin batma, yabancı cisim (kum) hissi, yanma, sulanma ve ışığa karşı aşırı hassasiyet (fotofobi) gelişebilir.

Bu şikayetlerin şiddeti bireyin ağrı eşiğine ve hücre yenilenme hızına göre değişkenlik gösterir.

Koruyucu bandaj kontakt lens bu evrede kornea yüzeyini dış sürtünmelerden koruyarak ağrıyı hafifletir.

Hastaların bu dönemi loş bir odada dinlenerek, gözleri ovuşturmaktan kaçınarak ve hekimin reçete ettiği ağrı kesici ile koruyucu damlaları düzenli kullanarak geçirmesi önerilir.

3 - 5. Gün (Epitel Kapanması ve Lensin Çıkarılması)

Üçüncü günün ardından batma, ağrı ve aşırı sulanma şikayetleri hızla geriler. Kornea epiteli merkezde birleşerek yüzey bütünlüğünü tamamlar.

İzmir'deki uzman hekim kontrollerinde kornea boyama testleri yapılarak epitelin tamamen kapandığı teyit edilir.

Epitel dokusu kapandıktan sonra göze yerleştirilmiş olan koruyucu bandaj kontakt lens hekim tarafından steril koşullarda çıkarılır. Hastanın lensi kendi başına çıkarmaya çalışması kesinlikle sakıncalıdır.

1 - 3. Hafta (Optik Dalgalanma ve Görüş Netleşmesi)

Lens çıkarıldıktan sonra hasta günlük temel rutinlerine rahatlıkla dönebilir. Ancak görme keskinliği bir anda yüzde yüz seviyesine oturmaz:

Yeni oluşan epitel hücrelerinin mikro düzeyde düzenlenmesi ve kornea yüzeyinin optik olarak tamamen pürüzsüzleşmesi zaman alır.

Bu dönemde görme kalitesinde gün içinde dalgalanmalar yaşanabilir (sabahları daha net, akşamları hafif puslu veya tersi).

Ekran kullanımı sınırlı sürelerle artırılabilir; göz yüzeyini desteklemek için koruyucu içermeyen suni gözyaşı damlaları yoğun biçimde kullanılmalıdır.

1 - 3. Ay (Nihai Görsel Stabilite ve Doku Olgunlaşması)

Birinci ay kontrolünden itibaren korneal stroma yatağındaki mikroskobik doku reaksiyonu yatışır. Görmedeki dalgalanmalar sona erer, kontrast duyarlılığı artar ve gece görüşündeki ışık saçılmaları minimuma iner. Üçüncü ayın sonunda refraktif stabilizasyon tamamen sağlanır; birey net ve kalıcı bir görme konforuna kavuşur.

Ameliyat Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Yaşam Kuralları

No-Touch lazer ameliyatının klinik başarısı, uygulanan cerrahi teknik kadar ameliyat sonrası hastanın uyacağı bakım kurallarıyla da doğrudan ilişkilidir:

Göz Ovuşturulmaması: Özellikle ilk birkaç hafta boyunca gözlerin sertçe ovuşturulması veya kaşınması, yeni gelişen taze epitel dokusunu zedeleyebilir.

Su ve Hijyen: İlk 3 gün boyunca göze musluk suyu temas ettirilmemeli, duş alırken veya yüz yıkarken dikkatli olunmalıdır.

Havuz ve Deniz Kısıtlaması: İzmir ve Ege kıyılarında yaşayan hastalarımızın özellikle yaz döneminde dikkat etmesi gereken önemli kurallardan biri enfeksiyon riskidir. Ameliyat sonrası ilk 2 ila 3 hafta boyunca deniz, havuz, sauna, hamam ve termal sulara girilmemelidir.

Kozmetik Kullanımı: Göz çevresi makyajı, rimel veya göz kalemi gibi kimyasal ürünlerin kullanımı en az 10-14 gün süreyle ertelenmelidir.

Güneş Işığından Korunma (UV Koruması): Yüzeyel lazer cerrahilerinden sonra korneada subepitelyal pus (haze) oluşumunu engellemek amacıyla, iyileşme periyodunda dışarı çıkarken UV filtreli kaliteli güneş gözlükleri kullanılmalıdır.

Damla Disiplini: Hekimin reçete ettiği antibiyotikli, kortizonlu ve nemlendirici göz damlaları belirtilen sıklıkta ve zamanında damlatılmalıdır.

Karşılaştırma: No-Touch (TransPRK) vs. LASIK ve SMILE

Refraktif cerrahide hedef her zaman hastanın göz yapısına en güvenli ve en yüksek görsel kaliteyi sunacak yöntemi seçmektir. Yöntemlerin öne çıkan temel özellikleri aşağıdaki gibi özetlenebilir:

Kesi ve Flep Durumu: LASIK yönteminde yaklaşık 20 mm'lik dairesel flep kesisi yapılır. SMILE yönteminde 2-4 mm'lik mikro tünel kesi açılır. No-Touch lazerde ise hiçbir kesi veya flep bulunmaz; işlem tamamen temassız yüzey ablasyonudur.

İnce Korneaya Uygunluk: No-Touch lazer, flep için doku harcamadığından ince kornealı hastalar için en güçlü çözümlerden biridir. Standart LASIK ince kornealarda çoğunlukla tercih edilmez.

Erken Dönem Konfor: LASIK ve SMILE yöntemlerinde ameliyat sonrası batma hissi birkaç saat sürerken, No-Touch lazerde epitel yenilenmesine bağlı olarak ilk 48-72 saat batma ve ışık hassasiyeti daha belirgin yaşanır.

Görsel Netleşme Hızı: LASIK ve SMILE'da net görüş ilk 24-48 saatte büyük oranda oturur. No-Touch lazerde ise fonksiyonel görüş birkaç günde başlasa da tam netliğin oturması birkaç haftalık kademeli bir sürece yayılır.

Travmatik Dayanıklılık: No-Touch lazerde flep hattı bulunmadığı için iyileşme tamamlandığında kornea travmalara ve darbelere karşı en dayanıklı forma kavuşur.


No-Touch Lazer Ameliyatı Fiyatları Hakkında Bilgilendirme

Sağlık hizmetlerinde etik standartların korunması ve hasta haklarının güvence altına alınması amacıyla yürürlükte bulunan T.C. Sağlık Bakanlığı mevzuatı ile sağlık kurumları tanıtım ve reklam yönetmelikleri gereğince, internet siteleri, dijital platformlar ve sosyal medya üzerinden cerrahi işlem fiyatlarının kamuya açık olarak paylaşılması yasal değildir. Lazer göz ameliyatlarının maliyetleri; hastanın kornea kalınlığına, kırma kusurunun derecesine (miyop, astigmat veya kombine kusurlar), kişiye özel Wavefront veya topografi kılavuzlu tedavi modüllerinin gerekip gerekmediğine ve her iki göze uygulanacak cerrahi parametrelere bağlı olarak kişiselleştirilmiş analizler sonucunda belirlenmektedir. İzmir'de yer alan Netgöz Cerrahi Tıp Merkezi ile telefon veya çevrim içi iletişim kanalları üzerinden irtibata geçmeniz durumunda, deneyimli Ameliyat Koordinatörlerimiz göz yapınıza özel süreçler, tetkik aşamaları ve operasyon planlamasına dair tüm detaylı bilgileri ve fiyatlandırma koşullarını tarafınıza memnuniyetle aktaracaktır.


İzmir'de Lazer Göz Ameliyatı Süreci ve Netgöz Yaklaşımı

Lazer göz ameliyatı olmak, hastanın hayatındaki önemli kararlardan biridir. Bu süreçte cerrahiyi gerçekleştirecek hekimin refraktif cerrahi tecrübesi, kliniğin kullandığı lazer teknolojilerinin güncelliği ve operasyon sonrasında sunulan takip desteği başarıyı belirleyen temel bileşenlerdir.

İzmir ve çevre illerden başvuran hastalar için Netgöz Cerrahi Tıp Merkezi, lazer göz cerrahisi süreçlerini yalnızca operasyon gününden ibaret görmez. Adayın mesleki gereksinimleri, beklentileri ve korneal anatomisi bir bütün olarak masaya yatırılır. İnce kornealı hastalarda dokunun güvenliğini riske atmadan, en koruyucu ve hedefe yönelik cerrahi planlama titizlikle yürütülür. Ameliyat sonrası epitel takip muayeneleri, lens çıkarma randevuları ve periyodik kontroller hastanın tam görsel bağımsızlığa ulaşması hedeflenerek organize edilir.

Göz yapınızın No-Touch Lazer yöntemine uygun olup olmadığını öğrenmek, kornea haritanızı detaylı olarak analiz ettirmek ve gözlük ya da kontakt lens kullanımına alternatif modern tedavi yollarını değerlendirmek için uzman hekim kadromuzdan kapsamlı bir muayene randevusu alabilirsiniz.

Op. Dr. Mehmet Sait ÇobanOp. Dr. Mehmet Sait ÇobanGöz Hastalıkları Uzman Doktor

Op. Dr. Mehmet Sait Çoban, Ankara’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Sivas’ta tamamladı. 2012 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul (Çapa) Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Uzmanlık eğitimini 2013-2017 yılları arasında Kafkas Üniversitesi’nde aldı. Mecburi hizmetini Bayburt’ta tamamladıktan sonra, Dr. Öğretim Üyesi olarak Ahi Evran Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yaptı. Op. Dr. Mehmet Sait Çoban; uzmanlık tezini ”Arka Kapsül Kesafeti Nedeniyle Uygulanan ND: YAG Lazer Kapsülotominin Koroid Kalınlığı Üzerine Etkisi” konusunda yapmıştır.

Yardıma Mı İhtiyacınız Var?

7/24 Arayabilirsiniz: +90 232 336 0707

Göz Sağlığınız İle İlgili Kafanıza Takılan Sorular, Karar Veremediğiniz Durumlar Mı Var?

Netgöz Cerrahi Tıp Merkezi'nde

Bize Güvenin,
Her Zaman Yanınızdayız info@netgoz.net